hakikatline

Ruha çekilen koku..

@gezgin

Masmavi sonsuzluk gibi uzanır saçları gerçeğin kıyılarına çarpa çarpa şaşkın kalbin yönünde yüreğin tarafında beklenen özlemin kaynağına verilen bakış ile..gözlerinde beklenti özlem hüzün ve istemlerle dolu yıldızlaşmış küçük parlamalar kıvılcımların gölgesi..hafif aralık dudakların soluğu hissetme arzusu biraz da dokunmanın en derin tarifsiz hatıraları.. yukarı ya doğru göğe bakalım durağında bekler gibi.. önce derdini havaya karşı isyan edip göklerde kanatlarıyla varolmaya çalışan yerçekime inat herkeslerin inandığının tersine yukarda durabilene anlatmış sanki. Sonra daha onunla sohbetin muhabbetin derinliğindeyken haber gönderilenin sesi belki silüeti ya da gölgesi belki de ona verilen gelen gül kokusunun ondan geriye esintisi ya da hafif kavunumsu kendine has teninin kokusunun esintisi.. şaşırmanın yaratığı ilk andan başkaca kırılmanın baş edememenin arada kalmanın karasızlığın gölgesi gözlerin altında.. kendine ait kendinden bir parçanın geleceğe dair adımlarında ayak izlerinde kendini o çukura mı yoksa tüm ağızların hep birden korkunç bakışlarına rağmen içte olanın huzuruna mı doğru uzanarak bırakacak tüm ruh be bedenini.. belkide bedeninden gelenin varlığında zaten bedenini sunmuştu tüm zerreleriyle ki o zamanda bile yüreğin kendine ait sesi özlenene aitti. Zaten bedenini Sunal yapmıştı ya da belki adak.. yeni yaşama bedene.. ruhunun ait olduğuna doğru yolcuğu yola çıkmanın ilk nefesinde kokusunda kendi özüne dönmüştü özlemle yaşanmamış olanın derin boşluğuyla..hep olduğu gibi içte olan içe dair ruha yüreğe aitti ve yürek ruh ona.. ondandı sanki hep o nedenleydi “”yalnızca içteki yakındır başka her şey uzak”” gülün rengi herkeseydi kokusu sadece ruha çekilene..

Henüz cevap yok

Cevap yazabilmek için giriş yapmış, doğrulanmış bir üye olmanız gerekir.

Giriş Yap